• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/semskiasireti
  • https://www.twitter.com/semski_asireti

SONSUZA KADAR BARIŞ, BİRLİK VE KARDEŞLİK İÇİN EL ELE

Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi13
Bugün Toplam480
Toplam Ziyaret14714985
ŞEMS KİMDİR
ŞEMSKANLILARIN TARİHİ
BÜYÜKLERİMİZ
DRAMATİK HAYATLAR
SİTEMİZİ BEĞENİN
Saat
Title of the document

1
SPORTMAN
sportman@semskiasireti.com
Günümüzün Veba'sı Denilen Kan Davası Meselesi
23/07/2013

Çağımızın vebası  olarak nitelendirilen Kan davası bazı yörelerimizde halen sürdürülmektedir. Eveliyatı yıllara hatta yüz yıllara  dayanan bir husumet veya  olayın  günümüze kadar sürdürülmesi, kin ve nefretin  yeni  nesillere ilk günkü tazeliği ile pompalanması maalesef kan davası kisvesi ile halen  devam ettirilmektedir.

Kan Davası; Bir soy grubundan olan birinin öldürülmesine karşılık, karşı tarafın soy grubundan birinin öldürülmesidir. Bir başka ifadeyle kan davası, kanın dökülmesine yine kan dökülerek karşılık verilmesidir. Kana kanla karşılık vermek ya da öç almak (kısas), bir aşiret yasasıdır.

Bu yasaya göre kanı dökülen kişinin yakınları öldürenden ve onun yakınlarından öç alma hakkına sahip olurlar. Yani kısas’a  Kısas hükmü  ile kan davası güderler.Bu  aşiret  veya başka toplumlardaki geleneğe göre bazen öldürülen  bir kişiye karşılık bir kışi bazen de birden fazla kişi öldürülür.Böylece husumetin yıllarca sürdürlmesini sağlayan bu vahşet sürüp gider.Nice analar evlatsız, nice  gelinler kocasız bırakılır, yuvalar dağılır.

Peki neden kan davası güdülür?

Kan davalarının en önemli sebepleri, kız veya kadın kaçırma,  arazi ya da toprakla ilgili anlaşmazlıklara bağlanabilir.  Köyler arası çatışmaların arkasında temelde iktisadi olan bir dizi sebep vardır. Çoğu zaman birbirine komşu olan köyler bir arazi parçası ya da köy mezrası nedeniyle çatışırlar.

 Ayrıca su kaynaklarının ve otlakların kullanım hakkı çoğu zaman tam olarak belirlenmediğinden bu durum çatışmalara neden olur. Kan davalarının bazı sosyal nedenleri de vardır. Bunlar genellikle kadınlarla ilgilidir. Bunlar, kadına karşı geleneğe uymayan herhangi bir davranışta bulunma, kız kaçırma, aynı kızın iki kişi tarafından sevilmesi şeklinde sıralanabilir. (Prof.Dr A.Özer, 2003: 167).

Ayrıca silah taşıma geleneği, adaletin yerine getirilmediği düşüncesi, devlet organlarının zayıflığı, kan gütmenin ve öç almanın telkin edilmesi, namus - şeref anlayışı, ve particilik olgusu gibi nedenler sosyal ve siyasal nedenler arasında sayılabilir.

Toplumdaki gelenek ve göreneklerin kan davasının sürmesinde, aşiret veya aile onurunun da  önemli bir payı vardır. İntikamını almayan bir kişi korkak ve zayıf olarak telakki edilir ve saygınlığı buna göre belirlenir. Gelenek ve görenekler taraflar üzerinde bu şekilde sosyal baskı kurarak intikamcıları teşvik eder. Taraflar çoğu zaman intikam almanın yanlış bir şey olduğunu bildikleri halde, bu sosyal baskıdan kurtulamazlar. Kan davasına karşı çıkmak görünüşte kolay olmasına rağmen, kişinin kendi aşireti söz konusu olduğunda hiç de öyle olmaz.

Kan davalarında sorumluluğun kolektif olması akrabalık ve soy ideolojisiyle yakından ilgilidir. Soy ideolojisine göre, aynı babasoydan olanlar aynı kanı taşıdıklarından daima birlikte saldırıya ve savunmaya geçmelidirler. Her zaman ve her yerde birliktelik dayanışma ve paylaşma güdüsü bireysel olan eylemleri kolektif bir şekle dönüştürür.

Dolayısıyla bir akrabalık ya da soy grubunun herhangi bir üyesinin bir davranışından dolayı grubun bütününün sorumlu tutulması aşiret ideolojisinin bu kolektif karakterinin sonucudur.

Araştırmacı  Leach’e göre , kan davasının ana teması olan “kişinin yaptığı bir hatanın bedeline, yakın akrabaları ve kendisiyle aynı soydan gelenler de katlanmalıdır” anlayışına, patrilokal  (babanın  yerleşim yerine göre belirlenen) ve endogamik grupların yapısının son derece elverişli bir zemin sunduğunu vurgular.

Aşiret ortamında öldürme bireysel değil, iki topluluk arasında vuku bulan bir olaydır. Bir aşiretin herhangi bir üyesi  haklı veya haksız nedenlerle bir başka aşiretin üyesi tarafından öldürülmüşse, üyesi öldürülen aşiret bunun sebebini sormadan öldüren taraftan birini ya da birilerini öldürür.

Kan davasında öç alma, mutlaka katilin öldürülmesini gerektirmez. Fakat meşru hedefler olarak katilin kendisinden ya da erkek kardeşi, babası, amcası gibi en yakın akrabalarından öç alınması beklenir. Ancak kan davası nedeniyle ortaya çıkan düşmanlık iki aşiretin birbirleriyle ilişkiye girmekten kaçınmalarına yol açarak tüm topluluk mensuplarını içine alır Eğer öldüren ve öldürülen arasında sosyal açıdan farklılık çok fazlaysa suçludan ve yakın akrabalarından intikam alınmaz. Öldürülenle aynı sosyal konumda olan biri hedef seçilir.

Kan davası iki aşiretin herhangi iki ailesi arasında meydana gelmişse, kolektif sorumluluk gereği, düşmanlık bu iki aileyle sınırlı kalmaz bu aşiretlerin bütününe yayılır. Dolayısıyla öç alacak kişi ya da grup, suçluyla akrabalığı olsun ya da olmasın karşı aşiretin herhangi bir üyesini öldürebilir.

Kan davaları aynı aşiretin aileleri hane ve  babikleri arasında da olabiliyor. Yani Kan davası sadece aşiretler arasında olmayıp aynı aşirete mensup  kişiler arasında da  olabiliyor. Öldüren ve öldürülenin aynı aşirettin hane  ya da babik’indeen olması durumunda öç alınabileceklerin sayısı oldukça kısıtlıdır. Çünkü hedef, grup olmaktan öte öldüren kişinin yakınları oluyor.

Gerçi bunda da alt düzeyde bir grup tavrı söz konusudur fakat genellikle soy grubunun hepsi değil, öldürenin ailesi ve yakınları hedef seçilir. Aynı soy grubundan olan iki kesim arasında meydana gelen böyle bir olayda her iki taraf da aynı yerde ikamet ediyorlarsa, suça maruz kalan taraf orayı terk eder. Bu şu anlama gelir: kendileriyle aynı soydan oldukları akrabaları tarafından kanları döküldüğü için artık onlarla birlikte yaşamalarının bir anlamı kalmamıştır.

Kan davası ülkenin her kesiminde olabilmektedir ancak özellikle Güneydoğu’nun adeta kronikleşmiş bir kanser hastalığı gibidir. Öyle ki birçok türküye ve filme konu olmuştur. Kan davalarının Güneydoğu halkının müzik anlayışı üzerinde önemli bir etkisi olmuştur. Bölgedeki hakim müzik anlayışının ağıtsal ve melankolik nitelikte olmasında, bu sosyolojik bağlam kendini açıkça gösterir.

Her ne kadar  kan davası konusu hakkında yukarıda karamsar bir tablo çizdiysek’de  günümüzdekan davaları eskisi kadar sık görülmemektedir. Araştırmalar şunu gösteriyorki, kan davalarının  özellikle aşiret yapılanmalarının  olduğu bölgelerde  Devlet otoritesinin zayıf olmasından bahisletevkif etme veya hapis ile tecziye edilmesi  olmadığından, kişiler veyaa aşiretler kendileri cezalandırma yöntemine giderek öç alma mantığı geliştirmişlerdir. Bu vesile ile Kan davalarının günüme kadar süre gelmiş olmasının nedenlerinden biri de Devletin  bu otorite zayıflığından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Kimbilir Devletin  batı’da gösterdiği asayış ve ihtimam doğuda olsaydı, belkide bu gün doğuda kan davası sözünden hiç bahsetmeyecektik.

  www.semskiasireti.com

Kaynak araştırma:Kısmen,

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI Yüksek Lisans Tezi (F.Tekin) 



3859 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Moğol istilası ile Yıkılan İslam Coğrafyası ve kılıçtan geçirilen Kürt aşiretleri - 30/10/2013
Moğol istilası ile Yıkılan İslam Coğrafyası ve kılıçtan geçirilen Kürt aşiretleri
Akraba Evliliklerinin sakıncaları varmı 'dır ve Kimler Akraba Evliliği Yapabilir - 22/02/2013
Akraba Evliliklerinin sakıncaları varmı 'dır ve Kimler Akraba Evliliği Yapabilir
ALİ ŞEN DOĞRU SÖYLÜYOR - 31/12/2011
ALİ ŞEN DORU SÖYLÜYOR
MECLİSTE ŞİKE YAPANLAR SANDIKTA HESAP VERECEK - 14/12/2011
MECLİSTE ŞİKE YAPANLAR SANDIKTA HESAP VERECEK
YABANCI SAYISI BU KADAR FAZLA İKEN MİLLİ TAKIMDAN BAŞARI BEKLEMEK HAYAL OLUR - 15/11/2011
YABANCI SAYISI BU KADAR FAZLA İKEN MİLLİ TAKIMDAN BAŞARI BEKLEMEK HAYAL OLUR
ALİ ŞEN FENERBAHÇEYİ NE KADAR DÜŞÜNÜYOR - 10/10/2011
ALİ ŞEN FENERBAHÇEYİ NE KADAR DÜŞÜNÜYOR
KUKLA FEDERASYON ŞİKENİN AĞIRLIĞINI TAŞIYAMADI - 13/09/2011
KUKLA FEDERASYON ŞİKENİN AĞIRLIĞINI TAŞIYAMADI
BU SATRANÇ MAÇINI FENER KAYBEDER - 27/08/2011
fenerbahçe düşermi
ŞİKE , AĞLATANLAR VE AĞLAYANLAR - 25/07/2011
ŞİKE
 Devamı
.

H.Abdurrahman KEDALİ
(Bilgi, Sayfası)
DÜŞÜNDÜREN MİZAH KÖŞESİ
ŞAİR VE YAZARLAR KÖŞESİ




Site Haritası
FIKRA KÖŞESİ