• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/semskiasireti
  • https://www.twitter.com/semski_asireti

SONSUZA KADAR BARIŞ, BİRLİK VE KARDEŞLİK İÇİN EL ELE

Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam128
Toplam Ziyaret3453013
ŞEMS KİMDİR
ŞEMSKANLILARIN TARİHİ
ŞEMSKANLILARIN SOY AĞACI
BÜYÜKLERİMİZ
DRAMATİK HAYATLAR
SİTEMİZİ BEĞENİN
Saat

"İnsan ruhu hassas olduğu için bu hassas ruha göre bir terbiye uygulanmadığı takdirde sorunlar yaşanır" diyen uzman pedagog Adem Güneş'ten kişilikli ve karakterli çocuk yetiştirmenin formülü;

Dünya üzerinde, çocuk eğitiminde birçok yol ve yöntem bulunuyor. Bu yöntemlerin birçoğu, doğal olarak ülkemizi de tesir altına alıyor. Çocuk eğitiminde özellikle Batı kaynaklı modeller, kitaplar ve uzman görüşleri oldukça yaygın. Yine de anne-babalar çocuklarıyla sorun yaşamaktan kurtulamıyor!

Etrafımız kardeşini kıskanan, derslerini yapmak istemeyen, yalan söyleyen, anne-babasına bağıran çocuklarla dolu... Anne-babalar dikkat dağınıklığından tutun da depresyona kadar pek çok sorunla karşı karşıya.
Neden bu sorunlar yaşanıyor? Neden huzurlu ve mutlu anne-babalık yapılamıyor?
Bu soruların cevabı, Fatih Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Uzman Pedagog Adem Güneş’ten geliyor. Nesil Yayınları’ndan çıkan son kitabı, Kişilik ve Karakter Gelişiminde Çocukluk Sırrı’nda insanın kişilik ve karakter gelişim sürecini anlatıyor. İnsan ruhunun hassas olduğunu ve bu hassas ruha göre bir terbiye uygulanmadığı takdirde, sorunlar yaşanacağını söylüyor. Ve yaşanan sıkıntıların sebeplerini ve çözümlerini örneklerle açıklıyor.
Güneş, “Ülkemizde; özellikle de son yüzyılda çocuk ruhundan oldukça uzaklaşıldığını görüyoruz” diyor ve iyi niyetle yapılan davranışların sonuçlarını toplum olarak ödediğimizi belirtiyor: “Çocuğa erken yatmazsa ceza, derslerini vaktinde yaparsa mükâfat veriliyor. Ellerini yıkamadığı için odaya kapatılan, ödevini yapmadığı için kapı arkasında tek ayak üstünde bekletilen çocuklarla sarılı etrafımız. Hiçbir çocuğa bu şekilde davranış kazandırılamaz. Ancak kazandırıldığı sanılır. Anne-baba çocuğun yanından ayrılınca, çocuk bu davranışları bırakır...

Çocuk dünyasını hissedemeyen bir anne-baba, çocuğunu iyi bir şekilde yetiştirmek istediği halde, çoğu defa çocuğunun kişilik ve karakterini bozduğunun farkında bile değildir. Çocuk terbiyesi, çocuğu hissetmeden olmaz!..”
Kitapta bir çocuğun nasıl hissedileceği, çocuğa nasıl rehberlik edileceği anlatılıyor. Bir çocuğun nasıl tanınabileceği açıklanıyor. Huzurlu... Mutlu... Anne-babasına saygılı... Ne yapmak istediğini bilen... Anne-babasıyla çatışmayan... Kendi gibi olabilen... Duyarlı... Dik duran, ama diklenmeyen... Ahlaklı bir insan yetiştirmenin sırrı veriliyor!
“Anne-babaların çocukluk sırrını öğrenmeden ve problem çözme yöntemi olarak ceza ve şiddet yöntemini kullanmaktan arınmadan çocuk terbiyesi olmaz” diyen Pedagog Güneş, “Bu şekilde olsa olsa, içinde farklı, dışında farklı; iki kişilikli suni bir insan çıkar ortaya!” diyerek, insan yetiştirmenin ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

Pedagojide yeni bir ekol: Anadolu Pedagojisi
Çocukluk Sırrı’nda “Çocuk dünyasını kimin tarifi ile tanıyacağız?” diye sorulan sorunun cevabı da veriliyor. “Bir kültürde ‘hoşgörü’ ile karşılanacak olan bir davranış, başka bir kültürde ‘kâbus’ gibi algılanabilir,” diyen Uzman Pedagog Güneş, “Bu yüzden diyoruz ki, pedagoji, kültürden bağımsız olamaz!”
Bu sebeple pedagojide yeni bir ekole de imza atan Uzman Pedagog Güneş, bu ekole Anadolu Pedagojisi diyor. Ve kitapta Batı Pedagojisi ile Anadolu Pedagojisi’nin farklılıklarını açıklıyor. İnsan ruhuna en uygun olan pedagojik yöntemlerin Anadolu Pedagojisi’nde olduğunu söylüyor:
“Batı Pedagojisi’nin dünyaya baktığı pencerede yaşam, kişinin kendi başına mücadele ettiği yerdir. ‘Kişinin kendinden başka gerçek dostu yoktur’ diye düşünüldüğü için bütün ilişkiler sınırlıdır. Evlilikler bile ‘Yarın ne olur ne olmaz’ denilerek, ayrılık durumunda kişinin bekârlığı sırasında edindiği malların eski sahiplerine verilmesi prensibiyle kurulur.
His dünyasını kullanmaktan kaçınan bir kişi ne evliliğinde, ne dostluklarında, ne de sosyal hayatta başarılı olur. Çevresindeki kişilere ‘huzur’ veremez.
Anadolu Pedagojisi’nin, insanın duyu dünyasının en üst seviyeye çıkmasını, hissedebilme yeteneğinin en yüksek derecede olmasını hedeflemesi, Batı Pedagojisi’yle arasındaki en temel farktır.
Bunun tam tersi olarak, Anadolu Pedagojisi’nde bir insanın duygu dünyasını kullan(a)mıyor oluşuna, ‘hastalıklı bir ruh hali’ olarak bakılır. Çünkü insan, duygu dünyasını kullanabildiği kadar insandır! ‘Yaşam çok acımasız’ diye, bir çocuğun duyarsızlaştırılması, acılara karşı hissetme yeteneğinin kaybolması, insanlığının da kaybolması şeklinde değerlendirilir. Çünkü Anadolu Pedagojisi’nde ‘insan, hissedebildiği kadar insandır.’”

Anadolu Pedagojisi, ‘kendin olma’ pedagojisidir
Kitapta, Anadolu Pedagojisi’nin bir coğrafya pedagojisi olmadığını belirten Uzman Pedagog Güneş, “Bu pedagojinin elde ettiği sonuçlar, insan ruhunun özgürleşmesine, onun fıtrî olmasına yol açar. Bu yüzden sadece bu coğrafyada uygulanılması gereken bir pedagoji olarak algılanmamalıdır.
Çocuk terbiyesinde birçok model var ki, çocuğu bir ‘şekle sokmak,’ ‘zoraki kişilik’ oluşturmak adına onunla çatışma ve bu çatışmadan kârlı çıkma üzerine inşa edildiği halde, Anadolu Pedagojisi, çocuğun bir fıtratı olduğunu söyler. Bu fıtratın ortaya çıkabilmesi için onun güven içinde ve benliğine saygı duyan yetişkinlerle varolması şartını getirir” demektedir.”
Her çocuğun ‘yaradılış kodlarına’ gizlenmiş bir ‘kişiliği’ olduğunu vurgulayan Uzman Pedagog Güneş, bu kitapta, mükemmel bir ruhla yaratılan insanı tanımanın anahtarını sunuyor!
“Her insan, minik bir çocuk bedeninin içine gizlenmiş bir sırdır!” Bu sırrı keşif yolu, Çocukluk Sırrı’nda!..

Moralhaber.Net



1576 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
.

H.Abdurrahman KEDALİ
(Bilgi, Sayfası)
DÜŞÜNDÜREN MİZAH KÖŞESİ
ŞAİR VE YAZARLAR KÖŞESİ




Site Haritası
FIKRA KÖŞESİ