• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/semskiasireti
  • https://plus.google.com/share?url=http%3A%2F%2Fsemskiasireti.com%2F%3FSyf%3D26%26Syz%3D1002%26%2FB%25C3%259CT%25C3%259CN-A%25C5%259E%25C4%25B0RETLER%25C4%25B0N-TAM-L%25C4%25B0STES%25C4%25B0-VE-DETAYLI-A%25C3%2587IKLAMALARI%23.UtFEtYrXtl0.google_plusone_share&t=B%C3%9CT%C3%9CN+A%C5%9E%C4%B0RETLER%C4%B0N+TAM+L%C4%B0STES%C4%B0+VE+DETAYLI+A%C3%87IKLAMALARI
  • https://www.twitter.com/semski_asireti

SONSUZA KADAR BARIŞ, BİRLİK VE KARDEŞLİK İÇİN EL ELE

Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi11
Bugün Toplam825
Toplam Ziyaret3299050
ŞEMS KİMDİR
ŞEMSKANLILARIN TARİHİ
ŞEMSKANLILARIN SOY AĞACI
BÜYÜKLERİMİZ
DRAMATİK HAYATLAR
SİTEMİZİ BEĞENİN
Saat

MEMÛ ZİN HİKAYESİ

Cizre  hukumdarlarindan Emir Abdal (Abdullah) oGlu Emir Zeynuddin zamaninda hicri 854, miladi 1450/1451 yilinda olay meydana gelmistir. Mem u Zin gerçek hayat hikayesini Hakkarili Seyh Ahmed-i Hani manzum bir sekilde kaleme almistir. Olumlerinden 240 yil sonra Cizre'ye gelmis ve  eserini 1690 yilinda yazmistir.


KotuluGu, ikiyuzluluGu, koGuculuGu, fitne ve fesatçiliGi, dalkavukluGu Bekir'de toplamistir. DoGruluGu, iyiliGi, suçsuzluGu, zayifliGi ve çaresizliGi de Memo ve Zin'in sahislarinda toplamistir. Zamanin yasantisini, sosyal durumunu ve kulturunu buyuk bir ustalikla islemistir. Eser Turkçe, Farsça, Arapça, Fransizca ve Rusça'ya tercume edilmistir. Bu gerçek hikaye Anadolu'da ve ozellikle DoGu ve GuneydoGu Anadolu'da halk arasinda çok taninmistir. Okumamis kimseler dahi, bazi bolumlerini ezbere kaside seklinde okumaktadirlar. Ayrica yerli ve yabanci turistler tarafindan turbeleri devamli ziyaret edilmektedir. Ancak bu gune kadar turbeleri restore edilmemis ve bakilmamistir. Kultur BakanliGi, Eski Eserler ve Anitlar Yuksek Kurulu BaskanliGi tarafindan Mir Abdal Camii korunma ve tescile alinmis olduGundan, bu caminin bir bolumunu teskil eden  Mem u Zin kismi da boylece korunmaya alinmaktadir.

Cizre Beyi, Ebdal oGlu Mir Zeynuddin'in ZIN ve SITI adlarinda çok guzel iki bacisi vardi. Zin beyaz tenli ve Bey'in canciGeri gibiydi, Siti ise, esmerimsi ve bir selvi gibiydi. Tacdin, Bey'in Divan Vezirinin oGluydu.Tacdin'in babasi Iskender'in iki oGlu daha vardi. Bunlara Arif ve Çeko denirdi. Tacdin'in kardesleri Çeko ve Arif tipki sahinler gibi kuslari kapip kaçiracak sekilde kurnazdilar. Hikayenin ana kahramani Memo ise, Memialan lakabiyla sohret bulmus olup, Divan katibinin oGlu ve Tacdin'in kardesi ve ahiret dostuydu.

O zamanlar baharin mujdecisi olan Mart ayinda eGlence ve bayram gunleri tertip edilirdi. Senenin bu gununde Cizre halki çoluk-çocuk kira çikar, suslenen  gençler birbirlerini Islama uygun bir sekilde gorur, beGenir ve boylece es bulurlardi. Ihtiyarlar ve çocuklar uzun kis gunlerini unutmak için bu bayram eGlencelerine katilirlardi.

Bey, kir eGlencelerine izin verince, herkes giyinip gitti. Memo ile Tacdin kendilerine kizlar gibi sus verip kiyafet deGistirerek çarsiya çiktilar. Çarsida gezip çalkalanan insanlari seyrederlerken, bir anda iki erkek kiyafetli insan gorduler.Onlari gorur gormez, ikisi de yere dusup bayildilar. Siti ile Zin bu bayan kiyafetli iki erkeGi iyice suzerek, onlar sezmeden her ikisi kendi yuzuklerini onlarin parmaklarina geçirip oradan yabancilarin gelmesi ile onlari terk edip ayrildilar. Bir iki saat sonra Memo ile Tacdin ayrildiklarinda herkesin evine gitmis olduklarini ve kendilerinin bezgin ve sersem olduklarini gorduler. "Acaba nerede hastalandik biz. Hangi savasta yaralandik biz" diye birbirlerine bu baslarina gelen olayi anlatirlarken;

Tacdin,

"Kardesim, elinde bir mucevher var ki; kendisi bir çira, Yakutu ates koru, karanlik gecede yakilan bir mesale gibi parliyor ve uzerinde de ZIN adi kazilmis" dedi. Memo'nun parmaGindaki yuzuGu gormek için Tacdin elini uzatinca, Memo da onun parmaGinda bulunan paha biçilmez ve uzerinde maharetle SITI yazilmis bir elmas yuzuk gordu. Ikisi de hemen kendilerine bu yuzuk sahipleri olan Siti ile Zin'in ne yapmis olduklarini derhal anladilar. Bayram eGlencelerinde bu iki genç kizin da onlar gibi kiyafet deGistirdiklerini anladilar.

Bir sihirbaz ve cadi gorunumunde olan Heyzebun adli dadilar Siti ve Zin'i boyle solgun yuzlu, renklerinin deGistiGini gorunce, onlarin hallerini oGrenmek amaciyla:

"Niçin boyle duruyorsunuz?" dedi.

Siti ile Zin baslarina gelen olayi gizlice dadiya anlattilar. Onlarin yuzuklerini de dadilarina gosterdiler. Dadi, hemen yuzukleri alip, zamanin falcisina giderek falcidan her iki erkeGin adlarini ortaya çikartti. Daha sonra bir hekim kiliGina girerek, hastalari sifaya kavusturmak amaciyla Cizre'nin sokaklarina daldi. Koynuna birkaç kitap, nester, sise, kese, bazi ilaçlar almisti. Mahalleleri gezerken, onu goren gençler arkadaslari ve komsulari olan hasta Tacdin ve Memo'ya goturduler. Yabanci bir doktor kadin kiliGinda olan Heyzebun:

"Bizi lutfen yalniz birakiniz" dedi. Orada bulunan akrabalari ve diGer gençler odayi bosalttilar. Heyzebun Tacdin ve Memi'ye her iki kizin da sizin gibi asik olduklarini soyleyerek, guzel bir dille durumlarini onlara anlatti ve deGisen yuzukleri bir daha geri istedi. Tacdin inanmalari amaciyla yuzuGunu geri gonderdiyse de, Memo yuzuGunu vermeyerek:

"Bununla yasiyorum ben" dedi.

Memo ve Tacdin kadar asik olan ve inleyen her iki kiz, dadilari Heyzebun'u sabirsizlikla bekliyorlardi. Dadi donuste Siti ve Zin'e durumlarini anlatinca asklari daha fazla alevlenmis oldu.

Asklari had safhasina ulasan Memo ile Tacdin, kalkip arkadaslarina giderek, baslarina gelen macera ve halleri onlara anlattilar. Bunu duyan arkadaslari once Tacdin için olmak uzere bazi buyuk Cizre alimleri, adliyecileri ve beylerden birer grup alarak, zamanin Cizre Bey'i Mir Zeynuddin'in huzuruna donur olarak çiktilar. Boylece Siti'yi Tacdin'e istiyorlardi.

Bey de:

"Layik gorduGunuz ustundur, vekil kimse gelip otursun" dedi.

Tacdin'in vekili olan kardesi Çeko, Bey'in eteGini operek, kabullendi. Bunun uzerine hepsi Bey'e tesekkur ederek, davullar, rubablar, çalgilar çalinarak duGun serbeti içilmeye baslandi.

Sonra Bey, altin ve gumus tabaklar içinde bir gok tabakasi kadar genis ve zengin bir sofra çekti. Davul, zurna, ud, keman, tanbur, çeng, santur ile neyler çalindi. Memo ve Tacdin giyinmis olarak Mir Zeynuddin'in elini operek eGlence meclisine katildilar. Boylece Tacdin ve Siti için yedi gun yedi gece duGun yapildi. GerdeGe girdiklerinde, gerçek dost ve arkadasi olan Memo, Cizre yoresinin bir adeti olmak uzere dis kapida onlari silahiyla bekledi.

Soyca Botanli olmayip, aslen simdi Iran'da bir koy olan Merguverli Bekir adinda fitneci, dedikoducu, fesat aldatici, ikiyuzlu olan bir adam vardi. Bu Bekir hem Bey'in kapicisi (Dergehvan), hem de kahvecisi idi. Halk bunu Beko olarak da çaGirirdi. Bu adamin kotuluklerini bilen Tacdin, Bey'e kaç sefer bu adamin bu kapiya layik olmadiGini ve kapiciliktan alinmasini soylerdi. Ancak Bey:

"DeGirmenimiz onunla donuyor. Kopekler de kapicidirlar" derdi.

Huylarinda daima seytanlik gizli olan Bekir, Bey'i sinire getirmek için bir gun soyle dedi:

"Beyim, Siti'yi siz çok telef verdiniz. Kayser, Kisra, FaGfur isteseydi boyle çabuk ermezdiniz" dedi.

Bey soyle cevap verdi:

"Ey bedbaht, Tacdin ve Memo'yu onlara deGisir miyim. Savas olduGunda bize ikiyuz esir getiriyorlar"

Bununla da Bey'e tesir edemeyen dedikoducu Bekir, artik baska seyler tasarlayarak aGiz deGistirdi.

"Efendim, Tacdin kendi tarafindan Zin'i Memo'ya vermis"

Bey: "Neden bana sormadi acaba. Benden kalmamis mi korkusu?"
Bekir: "Bilmiyor musunuz Beyim, orasi oyledir. YiGittir, gençtir, beyzadedir"
Bey: "Gonlumde gerçekten Zin'i Memo ile sereflendirip vermek vardi. Artik atalarim Hz.Halid-in ruhlarina and içerim ki; Zin'i kari olarak Memo'ya vermiyeceGim. Basindan bezmis olan varsa, iste Zin, istesin bakalim" dedi.

Cizre Kalesi ile Dicle Nehri arasinda kalan yerde buyuk bir bahçe bulunurdu ki; bu bahçede turlu turlu aGaçlar, evcil ve yabani hayvanlar bulunur ve beslenirdi. Bu bahçeye Beybahçesi olmak uzere (Rezimiran) denilirdi. O kadar aGaçlar, guller çesit çesit bitkiler sikti ki, insanlar içinde birbirlerini gormezlerdi.

Bir gun Bey ve Cizre halkinin tamami kira ve av avlamaya giderler. Memo o gun bir yere ayrilmaz, Zin ise, hukumdar olan aGabeyi Mir Zeynuddin'in bahçesine gider. Çoktandir Zin'i takip eden Memo, Zin'in bahçeye girdiGini gorunce, gizliden kendisi de bahçeye dalar. Kabahatli olan Zin, Memo'yu gorunce birden yikiliverir yere. Memo bu sirada onu gormez gul ve reyhanlari seyrederek soyle der:

"Ey gul; Gerçi sen de nazeninsin,
 Sen nerde, Zin'in yuzunun rengi nerde?
 Ey gul; Gerçi senin guzel kokun var,
 Reyhan senin için kara yuzlu olmus.
 Fakat siz yarimin zulfune benzemezsiniz.
 Ikiniz de arsiz ve hazversiniz.
 Ey bulbul; Gerçi sen de ask adamisin,
 Kirmizi gul mumunun pervanesisin.
 Benim Zin'im senin kirmiz gulanden daha sendir.
 Benim bahtim da senin talihinden daha karadir.
 Ey sonucu iyi olan bulbul! Asil bulbul benim.
 Bosuna kendini niçin kotu adli yapiyorsun.
 Ilkbaharda gul bahçeleri
 Bir deGil, yuzbinlerce gul verirler.
 Benzerleri çok olan yerler
 Huri ve melek bile olsalar
 Sebep olmaz onlar hiçbir yerde
 Çunku bulunurlar her yerde
 Bir tane olsa, essiz ve emsalsiz olsa
 O da Zin gibi ve Ankara gibi perde arkasinda olsa
 Asik o zaman neyle teselli bulur?
 Sabretmeden, olmeden, çaresi nedir onun?"

Durumdan habersiz olarak Memo boyle soylenirken, ikiyuz kisinin nedimeliGini yaptiGi Zin'i gorur ve dayanamayip yere yuvarlanir. Zin'in ayaklari onune yiGilir, kalir. Yere dusunce, Memo'nun ayaklari Zin'e deGdiGinden, Zin ayilir. Yaninda Memo'yu gorunce acep hayal midir? Gerçek mi? Ruya mi goruyorum, yoksa hakikat mi? diye telasa duser. Zin, Memo'nun ellerini avucuna alirken, Memo onun zuluflerinin kokusundan ayilir. Once el isaretleri ile, sonra dilleri çozulunce konusurlar. Uzerlerinden geçen kazalari yeniden binlerce sunnetle eda ederler.

Bey, avdan donduGunde, davul-zurnalarla karsilanir. Yakaladiklari ceylanlari,kurtlari, tilkileri bahçeye salmalarini emreder. Bahçe kapisinin kilitli olmadiGini goren Bey, suphelenir ve girer. Bakar ki, biri abaya sarilip oturmus bahçeye. Benden habersiz kimdir bu zamanda bahçeme gireni oGrenmek için biraz yaklasir ve Memo'yu gorur. Memo soyle der:

"Beyim, biliyorsunuz ben hastayim. Sizin ava gittiGinizi duyunca benim de canim sikildi. Sonra kendimi burda buldum" der.

Bey: "Bari bahçede birseyler avladin mi"
Memo: "Ben bu bahçede bir ceylan buldum. Zulufleri siyah, kokusu guzel,sen geldiGin için    
gizlendi. Sen gelmezden o açiktaydi"

Tacdin bu sozleri isitince, yaninda abasinin altinda Zin'in gizlendiGini anladi. Bey'e Memo'nun hasta ve sarali olduGunu soyleyip, oradan meclise gidip divan kurarlar. Tacdin Bey'i aldatip meclise goturdukten sonra, Memo'ya gelip:

"Kardesim ne haldir" diye sorar.

O da abasinin altindan Zin'in saç orgulerini gosterir. Tacdin bu durumu gorunce hemen eve kosar. Karisi Siti'ye Kur'an-i Kerim ve altin besikteki ÇocuGu alip çikmasini soyler. Memo ile Zin zor durumda olduklarini karisina anlatir. Tacdin bu sirada evini atese verdi. Feryadini yukseltti. Kabileler, asiretler ve herkes yangin sondurmeye kosarlarken, Bey ve hizmetçiler de saray ve bahçeyi bosaltarak yangina doGru gittiler. Boylece Memo ile Zin'in kurtulusu ve gerçek dostluk için Tacdin evini feda etti. Emsali gorulmemis bir dostluk orneGidir.

Zin ve Memo'nun askindan haberder olan Bekir hemen Bey'e ulusarak olup bitenleri anlatir. Bey de, bunu oGrenmek için bir hal çaresi aramasini emreder. Bekir der ki:

"Beyim kendisiyle satranç oynayin. Satranca davette eGer beni yenersen istediGini alirim.diye soylersiniz. Boylece esas amaç belli olur"

Gizlice Memo'yu bahçeye çaGirtir. Mesrubatlar ve meyveler hazirlanir, yiyilir, içilir. Bir ara bey Memo'ya:

"Bu gun bizim seninle savasimiz vardir:
Kalk da karsima geç
Suphesiz seninle savasacak olan benim
Ey alni açik seninle sartimiz:
Sen ne istersen,bizim için de gonul dileGi" der.

Bu sinavin sonucunun kotu olacaGini dusunen Bey'in çok guzel ve yiGit olan oGlu GIRGIN bunlari duyunca hemen Tacdin'e kosup haber verir. Tacdin de Çeko ve Arif'i yanina alarak gelir.

Beraber uç el satranç oynadiklarinda, Memo çok muthis bir satranç oyuncusu olduGundan Emir Zeynuddin'i uç el yener. Bunu goren seytan ruhlu Bekir, Beye yerlerini deGistirmelerini soyler. Yerlerini deGistirdiklerinde Memo'nun yuzu Zin'in oturduGu pencereye geldiGinden, aski dolayisiyla satranci unutur. Memo, Fil ve Feres'i bedava elinden çikartip, boylece alti el yenilir. Bey de, tam boyle yenilmis, sevgilisi karsisinda oturup sasirmis Memo'ya sevgilisinin kim olduGunu ve mutlaka getireceGini soyler. Beko onceden tedbirli olduGundan, hemen lafi yapistirir. Sevgilisinin dudaGi benekli ve doGmeli bir kapkara arap kizi olduGunu soyler. Bunlari duyan Memo kizar ve suurunu kaybederek:

"Asla, Bekir'in soylediGi gibi deGil, padisah kizi sarayli olup, temiz soylu ve ismi de Zin dir" der.

Bey bunu duyunca hemen hizmetçilere oldurmelerini soyler. Fakat orada hazir olar Tacdin, Çeko ve kardesleri hemen baGirip, hizmetçileri durdurarak soyle derler:

Sizler Memo'yu tutuklayincaya kadar,
Sizlerden uçyuz kisi yaralanacaktir.
Ve bizleri de siz parçalamadikça
Memo'ya bir sey yapamazsiniz.
Ancak, elimiz Bey'in onunde baGlidir.
Iste boGaz, iste el, ayak ve iste Zincir" derler.

Bey bu sefer, Memo'nun ellerini baGlattirip zindan'a gonderir. Memo bir sene kadar zindanda  kalir. Daha sonra Tacdin ve kardesleri Bey'e deGerli bir ihtiyar gonderip, Memo'yu serbest birakmasini soyler. Bekir buna da mani olarak, Bey'in altina girerek soyle der:

"Efendim bunlardan kurtulmak istersen Memo'ya ya bir zehir vermelisin veyahut Zin'i zindana gondermelisiniz yanina. Zaten o hakiki asiktir onu gorunce olecektir."

Emir Zeynuddin dini duygulari için onu zehirlemek istemez. Ancak bu planini gerçeklestirmek için hiç gitmediGi kardesi Zin'in odasina geceleyin gider. Zin Bey'i gorunce Beylere yakisacak sekilde edeple oturur. Bu gune kadar Memo hadisesini Zin'in yuzune vurmayan Bey, artik olayi anlatmaya baslar. Zin utancindan ve uzuntusunden yuzustu bayilip yere yiGilir. AGzindan ve burnundan kanlar akar. Bu durumu goren Bey buyuk bir uzuntuye dalar. Geç vakitlere kadar bacisinin bas ucunda aGlar. Ev halki saatlerce geciken Cizre Beyi'nin durumunu oGrenmek amaciyla, merakla kapiya gelirler. Bakarlar ki; Zin yerde baygin ve kanlar içinde, Bey'de basucunda aGlamaktadir. Yoksa oldurdunuz mu? diye sorarlar. Iste tam bu sirada disaridan bir gizli ses duyulur.

"Memo oldu" 

Bu sesi baygin olan Zin isitir isitmez kalkar ve oturup, aGabeyi olan Bey'e bir çok keramet nevinden cumleler kullanir. Mem ile Zin'in asklarinin maddi bir ask olayi olmadiGini, bu askin manevi bir ask olduGunu oGrenen Emir Zeynuddin, Bekir'le beraber kurmus olduGu plandan vazgeçer. Zin'e de artik seni Memo'ya verdiGimi, duGununuzu bu gunlerde yapacaGini ve bu gune kadar çektirdiGi acilar için ozur dileyerek, Allah tan affini diler. Zin, aGabeyisinin bu gerçek dusuncesini oGrenir oGrenmez, hemen suslenerek Bey'den Memo'yu gorme izni ister.

Zin yanina dadisi ve kiz kardesi Siti ile yuz nedimeyi alarak zindana doGru gider. Kapida Memo'yu tarif ederek, onunla goruseceklerini soyler. Içerideki mahpuslar birlikte soyle anlatirlar:

"Memo dune kadar aramizdaydi. Yalniz dun aksam pencereden vucudu uzerine bir yesil, bir sari isik topluluGunun geldiGini gordukten sonra, konusmaz olmus." Bunu duyan Zin, yanindakilerini birakarak zindanin içine iner. AyaGiyla Memo'yu durterek. biraz konusturur.

Memo soyle der:

"Sen beni gormek için deGil, tatli canimi almak için gelmissin"

Zin: "Hadi kalk zincirlerini çozup, Bey'in huzuruna çikalim, iznimizi verdi."
Memo: "Olumu olan bey, bey deGildir. Biz beylerbeyinin huzuruna çiktik" diyerek olur

Olum haberi saraya ve sehre yayilinca Tacdin kosup gelir ve Bekir'i karsisinda bulur. Bekir'e soyle seslenir:

"Ey maksatlari meneden, Memo olur de sen hayatta yeryuzunde mi gezeceksin" der ve kilicini çekerek lesini yere serer. 
Halk Bekir'in oldurulmesini Bey'e ulastirarak,Tacdin'in uzuntusunden aklini kaçirabileceGini ve baska kazalarin elinden çikabileceGini soyler. Tacdin zincirlenir.


Bu acikli ask olayina tumuyle uzulen Cizre halki, Memo'nun olumuyle bir yasa burunmuslerdi. Hatunlar, perdeliler, ortululer, fesliler, peçeliler ve herkes matem için karalar giydiler. Hatta daha oncesi siyah çarsaf yokken, o gunden itibaren çarsaflari siyah giyme adeti ortaya çikarildi.

Bu sirada, Memo'nun yikanmasi ve kefelenmesi bitmis, saraydan çikarilmaktadir.

Tacdin ustten bakip Memo'nun tabutunu tum sehrin eli uzerinde gorunce, hincindan zincirleri kirip, kosarak oluye doGru gider. Oluyu tasiyanlari iteleyerek, cenazeyi basina birakir. Bu sirada Zin uzuntusunden cenaze ile mezara gitmektedir. Bey Tacdin'in ofkesinin yatisip yerine sabrin geldiGine kanaat getirdiGi için, bir sey demez. Memo'yu Abdaliye Medresesi'ne goturup gomme hazirliklari yaptiklari bir sirada, iki oduna baGli bir olunun birkaç insan tarafindan tasinip oraya doGru getirildiGi gorulur. Bunu goren Emir Zeynuddin sinirlenerek:

"Bu mezar muslumanlarin mezaridir. O kopeGi aramiza almayin" der.

Ilahi aska varan Zin, aGabeyinin yanina giderek:

"Bey'im, Memo'nun bulunduGu sehitlikten Bekir'i sakin mahrum etme. Bizi o kopek korudu. Bizi kiyamete kadar kapi esiGinde o koruyacaktir." der. Bekir lehinde guzel cumleler kullanir. Boylece Bekir'i bir koseye gomerler.

Zin eve donmeyerek devamli mezar basinda aGlar ve soyle der:

"Ey vucudumun ve canimin mulkumun sahibi
Ben bahçeyim, sen de bahçivan
Senin bahçen sahipsizdir
Sen olmazsan onlar neye yarar
Kaslar, gozler, zulufler neyedir
Zulfumu tel tel çekeyim
Sonra yarim sen beni belki deGisik gorursun
En iyisi hepsi yerinde kalsin
Hakka emanetim teslim edeyim"

diyerek yapistiGi mezar tasinda canini verir. Bey, Zin'in nasini gomulu olan Memo'nun mezarini açtirarak Zin'i sarktiGi sirada soyle seslenir:

"Memo! Al sana yar" der. Mezardan Memo'nun cesedinden uç defa ses gelir. O ses:

"Merhaba" diye yukselir.

Gerçek asktan ilahi aska varan MEMO ve ZIN'e Allah rahmet eylesin.

 

 

cizrelim.net

 



.

H.Abdurrahman KEDALİ
(Bilgi, Sayfası)
DÜŞÜNDÜREN MİZAH KÖŞESİ
ŞAİR VE YAZARLAR KÖŞESİ




Site Haritası
FIKRA KÖŞESİ